AC Nevizade;
4 Serkan(**+), 5 Kaan(***), Murat(****), 14 Evrim(***), 1 Çağrı(***), 17 Yiğit(***+), 34 Akın(***), 3 Kaan Emre(***+)
Goller&Asistler: Kaan Emre(4G), Yiğit(2G,1A), Çağrı(1G,3A), Akın(1G,1A), Evrim(2A), Kaan(1A)
Karabasan;
6 Altıntaş(***), 8 Buğra(***), Gökmen(****), 88 Kürşat(***), 7 Kemal(***+), 20 Gökçe(***), 70 Hüsam(***+), Tolga(***+)
Goller&Asistler: Kemal(3G), Gökçe(2G,2A), Tolga(2G,2A), Hüsam(1G,2A), Gökmen(1G,2A)
DAHA ÇOK İSTEYEN TARAF KAZANDI
Bazı maçlar vardır, sadece sahaya
çıkıp top oynamak istersiniz. Öncesi, sonrası sizi hiç mi hiç ilgilendirmez.
İşte 21 Mayıs akşamı AC Nevizade ve Karabasan arasında oynanacak, artık
klasikleşmiş maç öncesi her iki takım oyuncularının da aklında sadece “çıkıp,
top oynamak” vardı.
Maç öncesi en çok konuşulan konu
yine kadrodaki eksiklerdi. Geçtiğimiz haftalarda ısınırken sakatlanan kaleci
Tuğberk daha uzun süre oynayamayacak gibi görünüyordu. Sakatlıktan yeni dönen
Altıntaş’ın performansı ise merak edilen konulardan biriydi. Kimse “o ihtimali”
aklına getirmek istemese de, sakat sakat oynayan Çağrı, Yiğit ve Buğra’nın
sakatlıklarının artma ihtimali korkutucuydu. Maça saatler kala gelen Serhan’ın
faranjit olduğu haberiyle sakatlar listesi daha da kabarmıştı. Son oynanan
Şenbağlar maçında yönetimle arası açılan Erdal, işlerini de bahane ederek
sahadaki yerini alamayacaktı. Eser sınavları nedeniyle bir süre takımı yalnız
bırakmak zorundayken, Oğul özel hayatında önemli bir adım atmanın ertesinde
sahaya çıkmamak için kadrodan affını istemişti.
Tüm bu eksikleri gidermek adına
takıma yeni katılan Tolga ve misafirimiz Murat kadroya dahil edilmişti.
Futboldan uzun süre ayrı kaldığı yurt dışından döndükten sonra ikinci maçına
çıkacak olan Gökçe ve İzmir’den ayağının tozuyla gelip, “Göreve hazırım!” diyen
Kürşat da formayı kapmışlardı.
Maça sayılı saatler kala AC
Nevizade’de uzun süredir yönetimle tartışmalı olan Hüseyin, forma krizi
nedeniyle bir kez daha yönetimle karşı karşıya gelmiş ve ortalık iyice
gerilmişti.
Dedik ya, maç artık başlasa da
başka şey düşünülmese…
Her iki takım da sahaya kendine
özgü diziliş ve oyun anlayışıyla çıktı. AC Nevizade sakatlıklar yüzünden kaleyi
Serkan’a emanet etmişti. Savunma üçlüsü Kaan, Evrim, Murat ile kurulmuştu ve
maç boyunca çok koşacak, özellikle kanat ataklarını iyi destekleyecek oldukları
belliydi. Orta sahanın güvenliği Yiğit’e emanet edilmişken, kanatlarda Çağrı ve
Akın ikilisi görev yapacak, gol yollarında kaptan Kaan Emre’nin performansına bağlı
olacaklardı. Karabasan ise kaleyi sakatlıktan yeni dönen Altıntaş’a emanet
etmişti. Savunmada, Kürşat göbekte oynayıp Kaan Emre’yi kontrol etmeye
çalışacak, kanatlardan gelmesi beklenen yoğun baskıyı ise Gökmen Abi ve Buğra
karşılayacaktı. Tatlı-sert futboluyla orta sahayı koruma ve kollama görevi
Hüsam’a verilirken, maçtan yalnızca dakikalar önce forvet oynama isteği üzerine
takımın en ucunda görev yapacak olan Tolga’yı kanatlardan destekleme görevi
Gökçe ve kaptan Kemal’e düşmüştü. AC Nevizade, Çağrı’nın önderliğinde toplu
hücumla golü erken bulmayı hedefleyen bir taktikle sahaya çıkmıştı. Karabasan
ise eksiklerini düşünerek takım savunması ve kontra atak futbolunu benimsemeyi
düşünüyordu.
Maç Gökmen Abi’nin sürpriz
golüyle başladı. Hücumdaki anlaşmazlık AC Nevizade’yi olumsuz etkilemişti. Bu dakikalarda
Karabasan savunma disiplininden taviz vermeden ve hücumda paslaşarak
istediğinden fazlasını aldı ve peşi sıra gollerle farkı arttırdı. AC Nevizade’nin
toplanması uzun sürmedi. Karabasan savunmasının açıklarını çok iyi
değerlendiren AC Nevizade’nin farkı bir anda eritmesi Karabasan’ın aklını
başına getirdi ve tekrar goller bularak farkı açık tutmaya çalıştı. Maç,
Karabasan hucüm hattının cömertçe harcadığı pozisyonlar, AC Nevizade’nin
baskıyı artırıp farkı azaltması, buna Karabasan’ın karşılık vermesi döngüsüne
girdi ve sonunda 1 gol farkla da olsa kazanan Karabasan oldu.
Maçın bitmesiyle akılda kalan
olaydan ilki, AC Nevizade kaptanı Kaan Emre’nin, yenilen gol sonrasında, santra
yapılırken kalenin yanında su içen Karabasan oyuncuları Buğra, Kürşat ve
Hüsam’ı oyunu soğutmakla suçlamasıydı. Oyun içinde ne kadar hırslı ve
motivasyonu yüksek olarak oynadığını bildiğimiz kaptan, belki kaçan pek çok
pozisyonun ardından gerilen sinirini bu şekilde çıkardı. Oysa ki maçın en güzel
golünü atan yine kendisiydi. Ayağının içiyle yaptığı şık vuruşu takiben top
kaleci Altıntaş’ın parmaklarının ucundan geçip, direğe çarparak gol olmuştu. AC
Nevizade kalecisi Serkan’ın yaptığı her kurtarıştan veya takımının kazandığı
her toptan sonra arkadaşlarını daha baskılı oynamaları yönünde motive etmesi de
ayakta alkışlandı. Karabasan adına performansından şüphe edilen iki isim, Gökçe
ve Kürşat ortaya koydukları futbolla güven tazelerken, kendi teklifi üzerine
ilk kez forvette denenen Tolga, attığı goller ve verdiği asistlerle yüzleri
güldürdü. Karabasan adına savunmada Buğra ve Gökmen Abi hatasıza yakın
oynadılar ve hatta oyunlarını zaman zaman hücuma destek verecek kadar ileri
taşıdılar. AC Nevizade savunmasının en son adamı konumundaki Evrim ise maçın
sıkıştığı dakikalarda ileri çıkarak gol aradı, bulamadı fakat yaptığı iki asist
ile takımını hücumda rahatlattı. Misafir oyuncu Murat ise sanki 40 yıllık AC
Nevizade oyuncusu gibiydi, hiç uyum sorunu yaşamadı. Karabasan’da maça tutuk
başlayan kaptan Kemal sonradan açıldı ve skor yükünü üstlendi. Maçın sonunda
sıcağı sıcağına yapılan sohbette ise Çağrı ayağının ağrıdığından bahsetmesi
keyifleri kaçırdı.